Ancak bu iki değer, ışığın renkleri nasıl ortaya çıkardığını bütünüyle açıklamaz.
Aynı renk sıcaklığına ve benzer CRI değerine sahip iki ışık kaynağı, bir yüzeyin görünümünde farklı sonuçlar yaratabilir. Örneğin, her ikisi de 3000 K renk sıcaklığına ve CRI 90 değerine sahip iki ışık kaynağı, aynı ahşap yüzeyi farklı tonlarda gösterebilir. Bunun nedeni, ışığın spektral dağılımının farklı olmasıdır.
Spektral dağılım, bir ışık kaynağının yaydığı enerjinin farklı dalga boyları boyunca nasıl dağıldığını ifade eder. Beyaz ışık tek bir renkten oluşmaz; görünür spektrum boyunca farklı dalga boylarını içerir. Kırmızıdan yeşile, maviden diğer renk bileşenlerine uzanan bu dağılım, her ışık kaynağında aynı değildir. Bu nedenle iki ışık kaynağı gözümüze benzer bir beyazlıkta görünse bile, içerdikleri spektral bileşenler farklı olabilir.
Bu farklılık, aydınlatılan yüzeylerin renk algısını doğrudan etkiler. Ahşap, tekstil, ten tonları ve sanat eserleri gibi renk karakterinin önemli olduğu malzemelerde, aynı Kelvin ve CRI değerlerine sahip ışık kaynakları bile farklı görsel sonuçlar ortaya çıkarabilir. Çünkü bir yüzeyin rengi, yalnızca malzemenin kendi özelliklerine değil, üzerine düşen ışığın spektral içeriğine de bağlıdır.
Bu nedenle aydınlatma tasarımında yalnızca “Kaç Kelvin?” veya “CRI 90 ve üzeri mi?” soruları yeterli değildir. Işığın spektral dağılımını da anlamak gerekir. Kelvin, ışığın renk sıcaklığını; CRI, belirli renklerin referans bir ışık kaynağına kıyasla ne ölçüde doğru göründüğünü değerlendirir. Spektral dağılım ise ışığın hangi dalga boylarını ve bunların ne ölçüde içerdiğini ortaya koyar.
Aynı beyazlık, aynı renk geriverimi anlamına gelmez. Işığın gerçek karakteri, yalnızca birkaç sayısal değerle değil, spektrumunun bütünüyle anlaşılır.
